Balya Organik: Ne Ekersen Onu Biçersin, Ne Yersen O Olursun

KapGel’in bünyesine geçtiğimiz ay katılan Balya Organik Health Food Store, organik ürün satan bir mecra olmanın dışında ekolojik yaşama bütünlükçü bir yaklaşıma sahip, her canlının birbirini etkilediğine inanan ve bu bakış açısıyla bilinçli ve saygılı bir şekilde hareket eden bir oluşum. Balya’nın sahibi Sinan Tüzer’le senenin bahardan çalma ilk günlerinden birinde derin bir sohbet ettik. Organik ve sağlıklı gıdadan girip, felsefeden ve politikadan çıktık.

Sohbetin bir noktasında Sinan Bey şöyle bir şey söyledi: “Burası bir döngü. Başlıyorsun bitiriyorsun, neyi tercih ettiysen onu yaşıyorsun.” Organik yiyecekler ve ürünlerle ilgili konuşmaya gelmiştik ama hayatı neden ve nasıl yaşadığımıza kadar, yapılan seçimlerin getirdiği sorumluluklara kadar derin konulara da dalıverdik.

Bütünün bir parçası olduğumuzu bize tekrardan hatırlatan bu sohbeti sizlerle de paylaşmak istedik.

Balya Organik nedir, ne yapar?

Balya Organik Health Food Store adı gibi, organik ve sağlıklı gıda marketidir. 7 yıl önce, bu dükkanın kapılarını açarken, sağlıklı gıda marketi fikri ve adı, insanlar için pek bir şey ifade etmiyordu. Biz de “Organik” ve “Health Food Store” adıyla açtık. Çünkü Türkiye’de güvenilir gıda algısı o zamanlar “Organik” kelimesi ile özdeşleşmişti. Hem de sağlıklı gıdayı ifade eden bir tanımlamaydı. Sonrasında “Organik” suistimale açık bir kelimeye dönüştü. Böyle olabileceğini öngörmüştük, ama başlangıç algısı olarak bizim halkımızın anlaması için “Organik” yabancı halklar için “Health Food Store” kelimelerini yan yana kullanmaya karar verdik. Kendimizi değişmeden ve dönüşerek ifade edebilmek için buna ihtiyacımız vardı. O yüzden “Balya Organik Health Food Store” tabela adı ve fikriyle açtık. Biz burayı iyi ürünler ve iyi üreticilerle doldurmak istedik. Almak isteyen gelsin alsın, iyi şeyler arayanlar bize ulaşsın ve biz şehirde sağlıklı gıda için bir nokta ve ağ olalım istedik.

Neden Balya?
Herhangi bir üretimde ve tarımda, nihai ürünün toplanıp bir araya gelmiş haline balya denir. Saman balyası, tütün balyası, para balyası … geleneksel tarımda balyalanmış bir ürün her şeyiyle hazır bir üründür. Emeği ile harmanı yapılmış, ekimi biçimi bitmiş, üretim süreci tamamlanmış, nihai ürün halini almış. Yani tam anlamı ile alın terinin hak edilmiş karşılığı demektir. Benim için balya ismi o yüzden önemli. Kendim, arayışım ve yapmak istediklerim için oluşturmuş olduğum değerlerin tamamlanmış hali.

Balya’da ne bulunur?
Balya doğaya en az zahmetle atık bırakan ürünler ile dolu olan bir yer. Sağlıklı beslenmek ve yaşamak isteyen her bireyin bir şeyler bulabileceği bir yer burası.

Ürün yelpazesi, bir evin bütün ihtiyacını karşılamak üzere tasarlandı. Gıda, temizlik ürünleri, kişisel bakım, kozmetik, atıştırmalıklar, mevsiminde taze meyve sebze, ekolojik mutfak malzemeleri, bazı tekstil ürünleri, şarküteri, kahvaltılıklar gibi aklınıza gelebilecek pek çok ürün ile dolu Balya. Ürünleri seçerken öncelikli olarak organik olmalarını tercih ediyoruz. Sağlıklı, güvenilir üreticilerden ve çiftçilerden gelen ürünlerin de, organik kriterleri ve geleneksel tarım kriterleri ile üretilmiş olanlarını tercih ediyoruz. Ancak yurtiçinde kaliteli bir üretimi yok ise, yurt dışı ürünü tercih edebiliriz. Çünkü bizim için yerel üretim çok daha önemli. Yüreğimizdeki karbon ayak izi takıntımıza da su serpiyor. Bizim için önemli olan kıstaslardan biridir karbon ayak izi. Küçük üreticiyi seviyoruz, geleneksel tatları seviyoruz, geleneksel üretim şekillerini seviyoruz. O yüzden önceliklerimiz ve tercihlerimiz bunlar. Ama tabii bir evin bütün ihtiyaçlarından dolayı bu filtreye uygun ürünleri tam olarak belirleyemiyorsak ilk kıstas olan organik sertifikasına ve analiz belgelerine bakıyoruz.

Paketli ürünlerde vegan, vejetaryen, glütensiz, organik, güvenli çiftçilerin ürünleri, temizlik ve kozmetik ürünleri var. Taze sebze ve meyveleri üreticileri ile irtibatlı olarak, şehirdeki organik pazarlardan temin ediyoruz ve mutfağımızdaki ürünler de burada satılan ürünlerden hazırlanıyor. Mutfağımız ve menümüzde vegan dostuyuz ama market kısmında sipariş üzerine et ve et ürünlerini de getiriyoruz.

Restoran bölümünde mevsime göre değişen sabit bir menü var. Burada çorba, sandviç, salatalar, kahvaltı, içecekler, atıştırmalıklar ve tatlı çeşitleri mevcut. Ayrıca her gün değişen tencere yemekleri var. Vegan, vejetaryen yemek seçeneğimiz var fakat glütensiz yemek sunamıyoruz çünkü bunun için ayrı ve özenli bir mutfak gerekiyor.

Balya nelere değer verir?
Üretim ve tüketim Balya için çok önemlidir. Tüketicinin de üreticinin de bilinci yoksa herkes çöp yapar, çöp üretir, çöp satar, çöp yer. Bunun değişmesi lazım. Balya Organik bu kafayla çalışıyor, ticaret yapıyor. Bazen bu düşünce, kendi gelirlerini düşürüyor. Bu kafayla, fiyat kıstaslı müşteriyi kaybediyor. Ama bu da göreceli tabi ki. Piyasada herkes şunu bilir: Balya Organik’in kapısından içeri giren ürün güvenilirdir, müşteri bilinçlidir, kimseyle didişmez, egosu yoktur, fayda için uğraşır.

O halde Balya’nın sıkı prensipleri de olmalı.

Gerçek güven dünyanın her yerindeki canlıya eşit mesafede güvendir. Yani senin yediğin elmanın sadece sana sağlık vermesi dışında, bu elmanın sana sağlıklı gelmesinden dolayı bir solucanın, birçok canlı ve doğal kaynağın ölmediğini bilmek de bir güvendir. Bencilce bir güven anlayışının dışında, yediğim elma bana ve tabiata güvenli mi, zarar veriyor mu, bunun yüzünden böcekler ölüyor mu diye soruyorsan, bu gerçek güvendir. Yoksa tamamen sosyallik ve hijyen adına katledilmiş bir yaşamı mı güven olarak satın alıyorsun? Tercihin ne? Benden başka herkes mi yoksa benden sonra kıyamet mi? Biz burada, dünyada bütün canlılarla bir yer paylaşıyoruz. Bu dünyadan başka bir yer yok. Böyle şıp diye Jüpiter’e giden adam görmedim ben. İstediği kadar uçakla dolaşsın, yine dünyada bir yere konuyor. E o zaman? Bugün Marmara denizine bir damla mürekkep damlat, belli bir zaman sonra okyanusa kadar yayılır bu. Yani bir şeyleri tüketirken sadece ben diyemezsin. Bu iş ne yazık ki yaşarken de böyle. Yani bugün Suriye’nin sorunu nasıl dünyanın sorunu haline geldiyse, bu aklınıza gelecek her şey için geçerli. Çünkü burası bir akvaryum. Mühendis için de, marangoz için de, yazar için de, birini seven için de veya sevemeyenler için bile aynı payda ve felsefe geçerli.

Velhasıl biz o yüzden bu işi yapıyoruz. Bizim için bu işin ticari tarafı şehirdeki varlığını sürdürmek ve kendini ifade etmek için gerekli olan enerjiyi toplamak. Biz de yaşayacağız ve bu hayatı sonlandıracağız, en azından aklımız ve ruhumuz arasında sıkışan vicdanımız rahat olsun. Bize ait olan bir yer var, bir kasa, bu da kalbimiz ve vicdanımız. Biz orada iyilikler biriktirelim, rahat bir şekilde bu hayatı sonlandıralım, diğer bütün zenginlikler olsa ne olacak, olmasa ne olacak. İhtiyaçlar dışındaki tüm üretim sadece dünyayı kirletir. Yani uhrevi bir hayattan bahsetmiyorum. Burası gerçek bir yer ve gerçek olan da bu. İhtiyacından fazla her şey seni körleştirmeye hazır bir sihir.

O yüzden o elmayı daldan koparırken iyi düşünmek lazım. Bu bizim düşüncemiz, bizim tercihimiz. Bizce hayat böyle bir yer, ticaret böyle bir değiş tokuş, biz hayatı böyle yaşamayı seviyoruz, böyle paylaşmayı seviyoruz. Bizim için para bir enerji değiş tokuşudur. Başka bir şey değildir.

Peki sağlıklı ve organik gıda ile beslenmenin önemi nedir?
Ne yersek oyuz – bu çok önemli bir laf. Çünkü yaşamak için enerjiye ihtiyacımız var ve o da gıdayla oluyor. Ve gıda insanın karakterini etkileyebiliyor. Arabaya koyulan yakıt gibi. Aracına deposundan daha fazla yakıtı koyamazsın çünkü taşar ve tehlikeli olur. İyi yakıt arabanın motor ve yol tutuşunu, çekişini, gücünü değiştirir, kötü yakıt ömrünü azaltır, parçaların aşınmasına sebep olur. Gıda da böyle bir şey. Vücuduna giren kötü bir şeyi enerjiye çevirmek için vücudunun harcadığı çaba tüm nörolojik ve düşünsel aktivitelerin düşmesine ve bunlara daha az enerji ayırmaya neden olur. Sevgilinle konuşurken dediğini anlayamıyorsun. Niye? Çünkü demin içeriğinde ne olduğunu bilmediğin ve ihtiyacından fazla bir pizza götürmüşsündür, miden şişmiştir, diğer tüm aktiviteler düşmüştür ve algılamada sorun yaşıyorsundur. Veya yediğin bir şeker pankreasına saldırıyordur, o sırada atak vaziyetindesindir ve ne söylese batıyordur, kavga etmek geliyordur içinden. Kısaca gıdalar duyguları ve hormonları etkiler.

Ayrıca gıda çok ciddi bir siyasettir. Dünyayı tasarlamak isteyen ekip iki dünya savaşı yaptı ama dünyayı istediği gibi tasarlayamadı. Ama gıda politikalarını ellerine aldıktan sonra global entegrasyon adı altında dünyadaki bütün her şeyi ellerine aldılar. Bunu da ülkelerin gıda kaynaklarını kontrol ederek yaptılar. Mesela biz kendi kendine yeten bir tarım ülkesiydik. Şu an 61% ithal ediyoruz. İçeriğini bilmediğimiz bir sürü paketli ürün tüketiyoruz. Böyle bir durumda ne derlerse onu yaparız, o yemeğin içine ne koymuşlarsa onu yer, onu hissederiz. Dolayısıyla bir şeyi değiştirmek istiyorsan gıdadan başlamalısın.

Peki bu kadar sağlam bir felsefeniz olduğuna göre KapGel’ dahil olmanızın da bir sebebi vardır.
Karbon ayak izine olan gönül bağımızdan dolayı internet üzerinden satış yapmamayı seçiyoruz. Bu alternatif dağıtım kanalları ile yakında değişecek. Fakat KapGel’i sevmemizin asıl sebebi şu… KapGel bölgesel ve yerel esnaflarla direk onun bölgesindeki tüketiciyi hedef alan, birbirlerine mobil altyapı ile bağlayan, satış kaygısı ile diğer bölgelere saldırmayan, eşitlikçi bir satış stratejisi olan ve bunları yaparken en az karbon ayak izi salınımı yapan motorlar ile hizmet veren ve hizmet bedeli alan bir sistem. Kuruluşu ve çalışması içerisinde böyle bir iyi niyet var olduğunu düşünüyoruz. Toparlarsak, bölgesel küçük esnaf ve bölgesel müşteriler üzerinden yürüdüğü için de biz bu sistemi desteklemek istedik. Bölgesinde ürünleri ve hizmeti kuryeyle dağıtıyor, 1 saat içinde bırakıyor, karbon ayak izi ve enerji sarfiyatı göreceli olarak kargoya oranla daha az. Mevcut sunulan dağıtım ağı ve sistemlerinden en iyisi olduğunu düşünerek dahil olduk.

Recent Posts